Nasıl oluyor da, oluyor, siz bir tuşa basıyorsunuz, Amerikadan bir resim geliyor, saniyeler içinde ICQ mesajınız Almanya'ya gidiyor veya Şanlıurfa'da ki arkadaşım MP3'lerini paylaşıyor... Ben şimdi ukelalık yapıp'da Internet'in ne olduğundan veya nasıl çalıştığından vs. bahsetmeyeceğim... Ben size kendimi bu dünyanın içinde nasıl bulduğumdan bahsedeceğim...
Internet'le daha doğrusu telefon hattı üzerinden veri paylaşımı ile tanışmam (Tabii 30 milyondan az olmamak şartı ile her ay TT'ye yatırım yapmam) bundan 4 sene önce ilk 14.400 external modemimi alınca başladı... O zamanlar şu anda yazarlık yaptığım PC Magazine ekibi PC World'deydi ve dergide "BBS'ler (Bulletin Board Systems) hakkında bir kapak konusu vardı... Dergide Türkiye'deki BBS'lerin telefon numaraları vardı... İşte bu dergi beni bu dünya ile tanıştırdı... İlk zamanlar sadece dosya alış-verişi (daha çok download) yapıyordum... Fakat bu durum; Spot BBS SysOp'u Muhammet (TA$CILAR) ağbi beni NewsNet ile tanıştırana kadar devam etti (İlk internet bağlantı paketimi de ondan almıştım, benim başımı yakan da sensin demek ki Muhammet Ağbi ;) )... NewsNet Türkiye'de bir çok Node'u bulunan yurt dışı temelli bir haberleşme ve yazışma kaynağıydı (Bir nevi bu günkü News severlar)... Tabii o zamanlar Outlook veya Netscape yok elimizde, Sedat Kapanoğlu'nun bir programı vardı news reader olarak: Wolverine. (acaba hala elinde duruyormu ve bana gönderir mi?). Çok da güzel bir çalışmaydı ve bu program eğer yurt dışında özellikle de Amerika'da yazılmış olasaydı bu gün Sedat'ı yazılım devi bir şirketin başında görürdük...
Ben hepinizin bildiği üzere Bursa'lıyım... Fakat Muhammet Ağbi'nin BBS'i Şanlı Urfa'lı, "yokmudur?" diye araştırdım, Bursa'da BBS ve o zamandan aklımda kalan bir tek Rainbow BBS (Yanlış hatırlıyor olabilirim bu zorba adamın adını Muhammet Ağbinden öğrenip düzelteceğim, eğer bir yanlışlık var ise şimdiden özür dilerim) ve Zorba sahibi var.. Zorba diyorum çünki zamanında yatırdığım 500.000 TL değerindeki üyelik ücretini yatmamış kabul etmişti ve aboneliğimi açmamıştı... (Her nerede yaşıyor veya yaşatılıyorsa bana ulaşsın 500.000 TL'mi geri istiyorum! Da dedikten sonra..) Bu BBS'den de hayır gelmeyince ben Spot BBS'i bırakmamaya kararverdim... Tabii daha sonra Ali ÇAYLI ile tanıştık... Onun BBS'i daha yakındı (Ankara'ydı galiba), bende TT'den dolayı el mahkumu ona geçtim... Tabii bu işe giren ben, aldığı bütün elektronik aletleri, sırf meraktan açıp bozan, ben, bu işin mutfağına da girdim... Bir BBS açma çalışmasında bulundum fakat sonraları Inetnet'te çıkınca bu işten vazgeçtim...
Dediğim gibi ilk internet paketimi Muhammet Ağbiden aldıktan sonra güç bela internet'e girebildim... O zamanlar bağlantıyı RaksNet'ten paketi ise SuperOnline'dan almıştım ;))... (Bu arada gelmiş geçmiş en iyi Internet Servis Sağlayıcı RAKSNET'i de buradan saygı ile anıyorum...) Internet ile her tanışan gibi bende mIRC kurmuş, bizim NewsNet 'çilerin kanalında OP olmuştum... O zamanlar çok düzeyli ve güzel bir muhabbet vardı NewsNet kanalında, hep o günleri özlerim, yaad ederim... RaksNet'deki NewsNet kanalı dağılınca, bir sene boyunca mIRC, Crack, Hack ile oyalandım... Taa ki Hakkı Öcal ile tanışıncaya kadar... ;) (Sanırım yeni yetişen her BT'ci'nin hayatında var kendisi...)
BYTE dergisinde tesadüfen rastladığım -ki ben byte okumazdım o zamanlar BT'ci olmadığım için ağır felsefi gelirdi- yazısına bir cevap göndermiştim, hemen kaynaşmış ve arkadaş olmuştuk... Ve hemen ardından bir sonraki ay dergideki yazsında benden bahsetmişti... O zamanlar ASP ile tanışmıyordum ve Hakkı Ağbi bana yol gösterici olarak çıktı, TurkAlbum.com sitesini yapmam için cesaretlendirdi... (Sonlandıramadığım ve hatta hiç bir programını tam olarak yazmadığım tek projem) Ve bu site için bir deneme programı yazdım, Windows 95'imde olan bir hatadan dolayı hiç bir veritabanı programı çalışmıyordu ve ben o zamanlar bu hatayı araştırıp, ona cevap bulacak kadar BT'ci değildim... Hakkı Ağbi bana her ne kadar yardım etse de, bir süre sonra benimle ilişkisini kesti, maillerime cevap vermedi... Önceleri bu duruma çok kızmıştım, fakat şimdi benim için daha yararlı olduğuna inanıyorum...
O zamanlar bu bilgisayar (Şimdi kullandığım PII266) yeni alınmıştı ve ben Hakkı Öcal'ın beni yanıtlamamasına çok bozulmuştum... (Onun tabiri ile junkmail listesindeydim) Yeni bilgisayar gelince PWS yükleyip benim programlarım neden çalışmıyor diye baktım... Aman, Allah'ım o da ne hepsi takır, takır, çalışıyor.... Her halde önceki Windows'umun kaçak olması nedeniyle Gates'in (Bill olanı) AHI tutmuştu... Kim bilir?
O hırsla ASP dunyasına girdim... Basic konusundaki deneyimlerimdende yararlanarak konuları anlamam çok zor olmadı. Bence bir konuyu öğrenmenin en iyi yolu deneme yanılma yani kurcalama yöntemidir. Tabii bu düşünce bana ait olunca internet üzerindeki bulduğum derslerden çok, programlarla ilgilendim. Hatta bir aralar 100MB'dan fazla örnek program vardı elimde... O nasıl çalışır, bunu niye yazmış, şunu söyle yapayım ne olacak, acaba bu nedir (burada "bu"nun ne olduğunu öğrenmek için derslere bakıyorum...) gibi 2 ay uğraş verdikten sonra kendi, first release, programımı 1 haftada çıkarttım... Bir link tracking programıydı, veritabanı kullanıyordu... (Bu programı bulursam buradan source'u ile beraber dağıtacağım!! Vahim bir harddisk çokmesi sonucu kendisini kaybettim...(Buradan da Escort bilgisayara teşekkür ediyorum bu hard disk için))
ASP bir yana dursun, size ilk sitemden bahsedeyim, kendime, erdincakan.com'u aldım, Dreamweaver, PhotoShop ile yaptım.. Çokta güzel oldu, tabii maddi sebeplerden ötürü bu siteyi de kapatmak zorunda kaldım... Bundan sonra İdris Din (Kısaca İDİN olarak bahsedeceğim) adındaki bir arkadaşımın "-Ağbi bana bir irc server'da kahvemolasi'nı alırmısın?" sorusunu kahvemolasi.com'u alırmısın olarak anlayınca, bir site daha yapayım, hem İDİN'de başka elemanlar toplayacak beraber iyi birşey oraya çıkartırız dedim... Fakat İDİN'in arkadaşlarında iş yokmuş ki hiç biri bu işe yaraşmadı, hatta işi baltalamaya çalıştılar... En sinir olduğum durum ise İDİN'in bunca olaydan sonra bile site sanki kendininmiş gibi davranmasıdır. Siz değerki okuyuculara buradan bildiriyorum, kahvemolasi.com benimdir ve benim kalacaktır. Sakın ha bu şahsiyete inanmayın... Her neyse, içim dolu, özür dilerim, sizi de sıkmadan konuya kaldığım yerden devam edeyim. Yeni siteyi (Kahvemolasi.com) oluşturacağım ama DW olmasa hiç bir şey yapamam, dedim ve "24 Saat'te HTML Öğrenin" kitabını iki buçuk saatte bitirip HTML de öğrenmiş oldum ;)
Uzun lafın kısası; kısa laftır demişler... Doğru da söylemişler, önemli olan neye sahip olduğunuz değil, neler yapabildiklerinizdir... Benim hikayem bu, ben bu şekilde başladım ve tahminimce diğer arkadaşların da durumları farklı değil... Şu anda günde en az 16 saat bilgisayarın karşısında, geri kalanı ise televizyon karşısında geçiriyorum... Gündüzleri uyuyup geceleri çalışıyorum aldığım tasarım, programlama işleri ile uğraşıyorum... Cumartesi, Pazar veya hafta içi bir yere gezmeye gitmek gibi adetlerim de yok, ki olamaz zaten... Bursa'yı iyi de bilmem çünki tam Bursa'yı öğreneceğim yaşta, 11 sene evvel bu meretin (bilgisayar) karşısına geçtim... İyi mi ettim? Bilmiyorum... Bunu zaman gösterecek...