kaptanın seyir defteri

yeni bişiler var

RSS

kaptanın hayatınının seyiri

tüm şeyler

Sayfalama aparatı:
<<  / 30 >>

Kaptanın seyir defterine ek, miladi 2009 yılının 26. Haziran günü:

Michael Jackson

Michael Jackson bu gece hayatını kaybetti. Başımız sağolsun. :'(
#Bunu buraya 26 Haziran 2009 günü saat 03:31 gibi Erdinç AKAN yazmış, ne de iyi yapmış.

Kaptanın seyir defterine ek, miladi 2008 yılının 15. Ağustos günü:

İyi ki doğdum ;)

Ekim 2006'dan beri bloğuma hiç bakamıyordum, çok mu yoğundum bilmiyorum. Ama tekrar nihayetinde kendi siteme vakit ayırabildim.

Sevgili blogum bu iki senedir hayatımda çok değişiklikler oldu, Uludağ Üniversitesi'ndeki öğrencilik ve asistanlık hayatım bitti, Ahmet Yesevi Üniversitesi'ndeki öğrencilik dönemim başladı ama en önemlisi Askerlik bitti ;)

Geçmiş enrtylere baktığımda şunu farkettim. Aslında bu blogu ben kendime tutuyormuşum. Tutuyormuşum ki geçmişte olan hatalarımı, sıkıntılarımı, nelerle uğraştığımı görebileyim diye... İki yıl aslen büyük bir kayıp...

Sevgili blogum görüşemediğimiz bu süre içinde kendi evim oldu, üç tane iş, iki tane ev değiştirdim... Nice olaylar geçti başımdan...

Bu sürede yönetmekle mükellef olduğum bir ofisim, başımdan aşkın işlerim oldu.

Dost zannettiğim, büyüğüm dediğim saygı duyduğum insanlar, aslında ne güvenilmez, saygı duyulması gereksiz insanlar olduklarını öğrendim, kırıldım, üzüldüm*****...

Bugün benim doğum günüm, sabah ilk teyzem* kutladı. Aslında sabahın köründe, telefonu açarken aklımdan neler geçiyordu, neler, ama korktuğum gibi olmadı ve hakikaten tebrik ediyorum, teyzem beni gafil avladı...

Saffet Ağbi geliyor aklıma, onunla da seninle görüşemediğim gibi görüşemedim uzun zamandır. Bugün uğrayayım desem, biliyorum ki hiç vaktim olmayacak...

Ama olsun, bugün benim doğum günüm. Bugün keyfimi kimsenin bozmasına izin vermeyeceğim. Zaten Orange Box'un downloadının bitmesine 30 dakika kalmış, hediyem de hazır. Artık bu gece ve hafta sonu da Portal'da geziyor olurum ;)

PS: Kusura bakma günlüğüm, yazmaya yazmaya yazmasını da unutmuşum, ama sana söz, en kısa zamanda bu açığı kapatacağım :P
#Bunu buraya 15 Ağustos 2008 günü saat 10:20 gibi Erdinç AKAN yazmış, ne de iyi yapmış.
yorumlar (0 kişi ona öyle dememiş mesela...)

Kaptanın seyir defterine ek, miladi 2006 yılının 3. Ekim günü:

Neyse

Efendim son bir aydır bu şarkıyı aramaktaydım ki, internette hiç bir şekilde bulamadım, şarkı sözü neyim yok. Geceleri nasıl oluyorsa Show Radyo bana bu şarkıyı denk getirtip, tamamen kasıtlı olarak dinletiyordu ki, geçen akşam aklıma, bu şarkıyı telefona kaydetmek geldi. Ettim de, gerçi sesi neyim güzel değildi ama, önüme gelen herkese bu şarkıyı dinletmek suretiyle söyleyenini bulmuş oldum, oh be.

Efendim şarkıyı söyleyen hanım kızımız Ziynet SALİ'miş, şarkısının adı da Neyse imiş.

Hatta, copy paste değil alın teri sözlerini bile yazdım bee*:
Kalbim alışmaz, tenim karışmaz kimselere,
İçim yatışmaz insanın insana ettiğine.

Ama olanlar, bir de yalanlar,
Senden kalanlar, canımı yakanlar,
Ortak kararlar, diye alınanlar,
Yanına kalmaz, bunlar zor zamanlar.

(bridge)

Neyse, her neyse,
zordur aşk üç kişilikse
Neyse, ama nedense,
aklım kaldı bak, her yerinde,

Neyse, her neyse,
Ölmez aşk yüzünden kimse,
Neyse, ama gücenme,
Ahım kaldı ah, her yerinde.

Ve sen hiç rahat uyuma,
Bir de sen, ona da dokunma,
Ama sen, kimseye alışma,
Ve sen, ona da yakışma.

Senin attığın, benim taptığım,
Her yalan cümle, bir yanlış adım,
Vuruldu durdu, hassas tarafım,
Yanına kalmaz, buda son zararım.

(bridge)

Neyse, her neyse,
zordur aşk üç kişilikse
Neyse, ama nedense,
aklım kaldı bak, her yerinde,

Neyse, her neyse,
Ölmez aşk yüzünden kimse,
Neyse, ama gücenme,
Ahım kaldı ah, her yerinde.

Ve sen hiç rahat uyuma,
Bir de sen, ona da dokunma,
Ama sen, kimseye alışma,
Ve sen, ona da yakışma.

Kalbim alışmaz, tenim karışmaz kimselere,
İçim hiç yatışmaz, insanın insana ettiğine.

Ve sen hiç rahat uyuma,
Bir de sen, ona da dokunma,
Ama sen, kimseye alışma,
Ve sen, ona da yakışma.


Bu arada Ramazan geldi tabii yine, hepinize hayırlı ramazanlar, söyle konuyla alakalı bir karikatürümüzü görelim:
On bira yin sultani

Tamam.
#Bunu buraya 3 Ekim 2006 günü saat 17:22 gibi Erdinç AKAN yazmış, ne de iyi yapmış.
yorumlar (2 kişi ona öyle dememiş mesela...)

Kaptanın seyir defterine ek, miladi 2006 yılının 11. Eylül günü:

Puhahahahahah

Efendim aşağıdaki kod parçasını gayet sakin ve naif bir şekilde okuduğum halde, bir yandan da kolamı yudumluyordum ki, birden bire ağzımdaki kolayı hönkürmek suretiyle ekrana boşaltmışımdır. Monitörünüzün sağlığı için lütfen birşeyler içerken OKUMAYINIZ!!!
struct pocket {
struct packet * p;
struct sockaddr * s;
};
/*******************************************************
If a packet hits a pocket on a socket on a port,
And the bus is interrupted as a very last resort,
And the address of the memory makes your floppy disk abort,
Then the socket packet pocket has an error to report!
*******************************************************/

Puhahahahahah**
#Bunu buraya 11 Eylül 2006 günü saat 21:26 gibi Erdinç AKAN yazmış, ne de iyi yapmış.
yorumlar (2 kişi ona öyle dememiş mesela...)

Kaptanın seyir defterine ek, miladi 2006 yılının 5. Eylül günü:

Allah Korusun...

Bu sıralar başımda bir uğursuzluk dolaşıyor ama neden anlamadım... Önce Windows'umun USB diriverlarını bozmasını becerdim, sonra hiç yoktan yere tamamen uykusuzluğumdan TCP/IP yapısını bozdum, şu anda bilgisayarımda TCP/IP çalışmıyor... Bu bloguda iş yerimden yazıyorum... Dün akşam "Madem öyle Windows'u yeniden kurayım" dedim, dalgınlığımdan bilgisayar başlarken çıkan "CD'den ön yükleme için bir tuşa basın" yazısını kaçırdım, Windows XP çalışmaya başladı, bende "Aman şimdi Windows'un yüklenmesini kim bekleyecek" diyerek, kasanın üzerindeki reset butonuna dokunmuş bulundum ve zaten ne olduysa ondan sonra oldu, bilgisayar normal reseti ile başladı, ben Windows XP Kur'a girdim, lisans misans kabul ediyoruz tamam kardeşim dedim ve ne göreyim, 160GB'lık hard diskim bölümlenmemiş tek bir parça* olarak karşımda (Unpartitioned Space!)...

Önce hafif bir baygınlık geçirmişim, aman aman ne yapacağım şimdi derken, diğer 20GB'lık hard diskim geldi aklıma, 160GB'lık hard diski kurtarmak için birşeyler yapmak lazım... Planı kurdum, önce boş bir partitiona, yada boşalttığım bir partitiona, Windows XP kurayım, sonra internet'e girer, artık partition düzelten ne program varsa bulurum dedim, lakin Partition Magic vs. gibi programlarla işim olmadığı için (fdisk neyine yetmiyor), elimde öyle programlar yoktu.

Fakat baktım ki 20 GB'lık hard diskim de dolu, silmeye kıyılamayacak şeyler var, e ne yapacağım derken, sittin senelik 1GB'lık hard diskim geldi aklıma. Ara ara, bir saat de onu aradım, lakin buldum ;) İkincil hard diskleri takmak için kızak kullanıyorum, hemen 20GB'lık hard diski kızaktan çıkarttım , 1 GB'lığı taktım. Windows XP kurulum CD'si CD-ROM'da olduğu halde bilgisayarı yeniden başlattım. Bu sefer, bir tuşa basın ekranını kaçırmadım tabii, lisans misans tamam kardeş kur dedim ki ne göreyim Windows XP 1380MB'dan aşağı hard disklere kurulmam diyor, hah dedim zaten bende şans olsa anamdan kız doğardım...

Eee, ne yapalım, baktım orda Windows 2000 Server CD'si sırıtıyor, aldım, onu kurayım dedim... Allahtan o Windows XP gibi nazlanmadı. Fakat yüreğime indirecek bir harekete kalkıştı, tam kuruluma başlayacakken, "Yahu senin Windows kurmak istediğin hard disk, birincil değil, birincil hard disk de formatsız, gel ona bir format atayim, oyle kurayım" dedi, karşılığında reseti yedi... Hemen 160GB'lık hard diskin ne kadar kablosu varsa söktüm ve tekrar kuruluma başladım... 1GB'lık hard disk eski olduğu için formatlanması bir saate yakın bir zaman tuttu***... Bi bir saatte Windows 2000 Server'in kurulması, driverlarının yüklenmesi vs. tuttu. Her şey bitti, tam çalışır bir Windows 2000 Server'im olduğu anda hard diskimdeki durum çok komikti...

8MB boş alan kalmıştı :I Partition düzenlemek için bulacağım program shareware, vs. çıkar da, crack mirak, serial merial ister, onları indirmek gerekebilir diye FireFox indirdim (ki bu sitelere IE 5 ile girdiniz mi makinanız şenleniyor)... Kurayım diyorum, olmaz diyor, 4MB yer kalmış nereye açaçağım kurulum dosyalarını... Hemen girdim Windows'un temp dizinlerine, ve aradığım şeyleri buldum, 24MB'lık bir temp yığını... Hemen temizledim, Firefox'u kurdum ve Partition düzeltmek için program aramaya koyuldum...

Partition Magic falan arayamıyorum çünkü ne indirmeye zevalim var, ne de indirince zaten demo çıkacak, hiçbirşey onarmayacak, öyle mal mal indirmiş olacağım diye uğraşmadım. Partition Table Doctor'u buldum, ben demoyum demesine aldırmadan indirdim, bilgisayarı kapattım, 160GB'lık hard diski tekrar bağladım, açtım taradım tamam düzeltebilecek, benim parititionları full gösteriyor...

Düzeltecek de 39$ istiyor... Crack, mirack yok kardeşim... Baktım olacak gibi değil, yahu bunun freeware'i, ne bileyim open source olanı yokmu diye aranırken TestDisk'i buldum...

Hemen Windows versiyonunu indirdim, çalıştırdım, 160GB'lık hard diski, 123GB görüyor... Tabii bu şekilde tabloları yanlış oluşturuyor... Yahu dedim, bu Windows'un gıcıklığından kaynaklanıyor olmasın, çünkü BIOS'dan hard diskin boyutu doğru gözüküyor...

Eski DOStdan düşman olmaz dedim, bir de şunun DOS versiyonunu indireyim... İndirdim, bir disket buldum ona kopyaladım, aldım elime yadigar Windows 98 SE CD mi, bilgisayarı yeniden başlattım...

Bilgisayar başladı, DOS başladı, disket sürücüye geçtim, TestDisk'i çalıştırdım, her şey şukela, hard diskin boyutunu bu sefer doğru okuyor... Başladı tabloları aramaya, hepsini buldu, ben bir de surface scan yap, neme lazım bi sakatlık olmasın dedim, tamam ağbi ayıp ediyorsun diye yanıt verdi... Bulduğu partitionların doğru olduğuna kanaat getirdikten sonra, tamam yaz kardeşim dedim, yazdı, makinayı resetleyin dedi, resetledim, bir baktim Windows XP başlıyor ekranı karşımda, ohh rahatladım...

Akşam üstü saat 8:30 gibi başlayan bu serüven, gece saat 2:30 gibi mutlu sonla, sona erdi... Bu da böyle bir muaceramdır... evet...

(bkz: Allah Razı Olsun)
(bkz: Ellerin Dert Görmesin)
(bkz: tuttuğun altın olsun)

Google için:
repair partition table, repairing partition, lost partition.
#Bunu buraya 5 Eylül 2006 günü saat 12:23 gibi Erdinç AKAN yazmış, ne de iyi yapmış.
yorumlar (2 kişi ona öyle dememiş mesela...)

Sayfalama aparatı:
<<  / 30 >>